Pahalı Bir Hobi

Üç yaşına girecek yeğenimiz Birce’yle birlikte doğum günü alışverişine çıktık ve LEGO mağazasına gittik. Ne şahane bir dükkân, aklımı kaçırdım ve Birce’yi unuttum. Sağ olsun Mert de beğendiğim bir çiçek buketini hemen aldı bana.

Birce’nin üç yaş doğum günü bana bahane oldu. Ona hediye almak için girdiğimiz LEGO mağazasında geçen sene görüp çok beğendiğim ancak almadığım çiçek buketi LEGO’sunu gördüm. Mert’e söyledim ve hızlı bir internet pazarı araştırmasının ardından hemen satın aldık. O sırada Birce’nin de hoşuna giden bazı şeyler oldu, hatta çok beğenmemesine rağmen bir ara benim çiçeklere de niyetlendi. Sonuçta dükkândan hem o memnun hem ben memnun çıktık. Öyle sabırsızlandım ki hemen eve dönmek istedim.

Eve varır varmaz kutusundan çıkarttık parçaları, ben broşürü ve yönergeleri okurken Mert de tüm parçaları kategorize etti ve masanın üstüne bir güzel dizdi. (Yani herkes kendi takıntıları ile uzmanlık alanlarını koydu ortaya.) Yaklaşık bir buçuk saat içinde çok eğlenerek bitirdik ve hiç solmayacak, uğruna bitkilerin ölmediği bir vazo dolusu rengârenk çiçeğimiz oldu.

Broşürde LEGO’nun “Plants for plants” projesine dair bir bölüm okudum, çok hoşuma gitti: LEGO, botanik serisi adını verdiği ve orkide, çiçek buketi, bonzai gibi çeşitlerin olduğu bu seride şeker kamışından üretilmiş sürdürülebilir plastikler kullanmış. Bunu, 2030 yılına kadar tüm ürünleri ve paketleri sürdürülebilir malzemelerden üretme hedefleri doğrultusunda bir adım olarak görüyorlar.

Biraz pahalı bir hobi, üstelik bir noktada yaptığınız tüm ürünleri koyacak yer de bulamayabilirsiniz evde. Ancak yetişkinler için üretilen LEGO’lara bir bakmanızı, beğendiğiniz birini mutlaka denemenizi çok isterim. Hele benim gibi her tür el işini seviyorsanız…

Hayatıma hoş geldin yeni hobi bebek.

(LEGO sanki bu yazıya sponsor olmuş gibi duruyor ama ı-ıh, maalesef.)

Yorumlar

Yorum bırakın