İyi ki Doğmak

10 Nisan’daki doğum günümden sonra yazmayı düşündüğüm bu yazıyı o kadar geciktirdim ki az kalsın vazgeçiyordum. Ama iyi ki doğduğunu hissetmek doğum günlerine has bir şey değildir. Onlar sadece bu güzel gerçeğin hatırlatıcısı olurlar.

Bu sene 26. yaşıma girdim. Eskiden doğum günlerini sevip sevmediğime emin değilken bu sene anladım ki incelikle düşünülmüş küçük sürprizler sevilmeyecek şeyler değiller. Özellikle o sürprizi öngöremediğiniz zamanlarda.

Bana sürpriz yapmak çok zor çünkü her şeyi aşırı fazla düşünerek önceden tahmin etmeye çalışan, tahmin edemediğimde karşımdakine türlü sorular sorarak sürprizini ağzından kaçırmasını sağlayan çirkin bir yapım var. (Neden böyle yapıyorum bilmiyorum, psikolojik bir açıklaması var mı?) Bunu sürprizleri sevmediğimden değil, merak duyguma karşı koyamadığımdan yapıyorum. Bu özelliğime rağmen Mert ve çekirdek ailem bana bu seneki doğum günümde hiç öngöremediğim sürprizler yaptı. Sanırım beni çok iyi tanıdıkları için artık böyle süreçleri profesyonelce yürütüyorlar.

Önce bir cumartesi akşamı hep beraber yemeğe gittik. Sohbet ettik, şarkı söyledik, eğlendik ve küçük bir sürpriz pasta kestik. Ben de ailemle birlikte olacağımız zamanı bu kadar sandım ve devamında olabilecekleri hiç sorgulamadım. Pazar günü de Mert işe gitmesi gerektiğini ama sabahtan birlikte kahvaltı edebileceğimizi söyledi. Kısa bir vaktimiz olduğunu düşündüğüm için erkenden kalktım, Mert hazırlanmıştı çoktan. “İş yerine yakın bir yere gidelim, sonra da sen beni işim bitene kadar biraz beklersin,” dedi bir de. O kadar profesyonelce söylüyordu ki bunları bir şey gizlemeye çalıştığını hiç anlayamadım. Arabayı o kullanıyordu ve üçüncü köprü yolundan bir yerlere girdik, daha önce hiç görmediğim ara sokaklarda dolaştık, ben de “Burayı nereden buldun ya?” diye sorup durdum yolculuk boyunca. Varmamıza birkaç yüz metre kala navigasyonda gittiğimiz yerin adını gördüm: Rita Çiftlik. Uzun zamandır merak ediyor, gitmek istiyordum. O yüzden çok sevindim. Bu incelikli düşüncenin ne kadar hoş bir sürpriz olduğunu düşünürken bir anda çiftliğin otoparkında annem ile babamı gördüm, zıplayarak el sallıyorlardı. Arabadan indim, onlara sarılırken bir anda abim arkamdan kolunu boynuma doladı. Çok mutlu oldum. Birlikte uzun uzun kahvaltı ettik. Kahvaltının ortasına doğru Mert’in gerçekte işe gitmesi gerekmediğini anladım -biraz geç oldu- ve çok sevindim. Abimin kız arkadaşı Melis de katıldı sonradan. Hep birlikte en sevdiğim şeyi yaptık: Yeşilliklerin içinde sakince oturduk ve çay içerken sohbet ettik. Daha sonra hep birlikte civardaki çiçekçileri gezdik. Daha güzel bir pazar olabilir mi?

Ertesi hafta cumartesi sabahı evde otururken her hafta sonu sabahı yaptığımız gibi Mesut Süre’yle İlişki Testi izleyerek kahvaltı ediyorduk, ben de Mert’e İlişki Testi’ne izleyici olarak gitmeyi ne kadar çok istediğimden bahsediyordum. O gün için bir planımız yoktu, abimle buluşabiliriz diye konuşmuştuk ama sonra haberleşmemiştik, Mert’in annesine uğrayıp eve dönecektik. Daha sonra Mert bir de bir ayakkabı beğendiğini, Ataşehir Watergarden’da bir tane stok gözüktüğünü ve annesinden sonra oraya gitmek istediğini söyledi. Normalde renginden modeline her şeyi soracak hatta fotoğrafını görmek isteyecek ben, hiç böyle isteklerde bulunmadan tamam dedim. Watergarden’a vardığımızda Mert’in abimle mesajlaştığını gördüm, “Aa abimlerle mi buluşacağız?” dedim. Bundan üç saniye sonra bir restoranda Mesut Süre’yi gördüm, “Aa Mert bak, Mesut Süre,” dedim. Aklım herhâlde beş-on karış havadaydı, o sırada noktaları birleştiremedim. Aradan 10 dakika geçtikten sonra aniden anladım, biz İlişki Testi’ni izlemeye gelmiştik. Biraz sonra abimlerle buluştuk ve abim bunun onun bana doğum günü hediyesi olduğunu anlattı. Yine çok mutlu oldum. Tam “başka bir şey istesem olacakmış” gibi bir andı ama inanın şansım olsa da başka bir şey istemezdim. Abim ile erkek arkadaşımın aralarında sırf beni şaşırtmak ve mutlu etmek için plan yapmalarından başka ne isteyebilirim ki?

Tüm bunları yaşayınca bu sene neden doğduğumu bir kere daha anladım ve iyi ki doğmuşum dedim. İyi ki böyle bir aileye doğmuşum, iyi ki etrafımı böyle düşünceli, nazik, nahif insanlarla donatmışım, iyi ki Mert’i bulmuşum.

Yorumlar

“İyi ki Doğmak” için 2 cevap

  1. Zeynep Erkmen Avatar
    Zeynep Erkmen

    Nice mutluluklarla ve sürprizlerle dolu yıllara ❤️❤️❤️

    Beğen

  2. reha ışıtman Avatar
    reha ışıtman

    Son paragraftan sonra bize söyleyecek bir şey bırakmamışsın. İyi ki doğmuşsun.

    Liked by 1 kişi

Yorum bırakın