Bu aralar hayatımda bir kollama çemberi olduğunu fark ediyorum. Bu çember, yaşamımda iyi olma hâlini kolladığım, mutlu, iyi ve sağlıklı olduklarını takip ettiğim insanlardan oluşuyor.
Hayatta çevremi saran, iyiliğini ve mutluluğunu takip ettiğim, ihtiyaçlarını kolladığım bir grup insan var. Bu insanlar ne oluyor da yalnızca çok yakın arkadaşım olmaktan öteye gidip kollama çemberimin içine giriyor bilmiyorum. Ama bu çembere giren bir insan oradan çıkmıyor, çıksa bile sürekli yüreğimi sızlatan bir iz bırakıyor. Bunu fark ediyorum son zamanlarda.
Kollama çemberimdeki insanlar, yüzü düşük olduğunda, sesi telefonda tam kendisi gibi gelmediğinde, hatta yazdığı mesajlardan bile duygudurumunu hemen anlayabildiklerim. Onların iyi olması, zor günler geçirdiklerinde düşünüldüklerini bilmesi yaşamımdaki çok önemli şeyler arasında. Bu yüzden onları bazen kendilerinin fark ettiği, çoğu zaman da fark etmedikleri bir şekilde kolluyorum.
Bu çember bana fark ettiriyor ki hayatta kollanmak kadar kollamak da çok güzel. Gücünün yettiğince birilerini kanatlarının altına almak ve onlar için güvenli bir liman olmak, çok güçlü güven bağları sağlıyor. Herhâlde lise yıllığımda görmüştüm, biri şöyle yazmış, “Dalgalar aştığında boyunu / Orada bulacaksın tutunacağın kolu.” Bu dizeleri hangi arkadaşımızın kime yazdığını hatırlamıyorum ama 10 yıldır hiç unutmadım. Dalgalar en sevdiklerinizin boyunu aştığında tutunacakları kol olmak, yaşamdaki en önemli şeylerden biri.
Bu yazının fotoğrafını “kollama çemberi” dediğim güvenli alanın bana nasıl hissettirdiğini temsilen seçtim.

Yorum bırakın