Doğru yönlere bakmamı sağlayan, bana nerede neyi hangi biçimde söylememin uygun olacağını öğreten, sıcacık elini hep sırtımda hissettiğim annemin bugün doğum günü.
Büyüdükçe ve farklı annelerle büyümüş insanlarla tanıştıkça beni benim annem büyüttüğü için daha mutlu oluyorum. Eğitim sektöründe çok duyduğumuz “yaşam becerileri”, anneyle çok ilgili bence. Benim annem, hayata bakışı ve bizi yetiştirme tarzıyla kafamda bir annelik standardı belirledi diye düşünüyorum. Onu benim için çok iyi bir anne yapan bazı özellikler var:
- Bana sınırlarımı öğretmesi: Benim annem birçok insana fazla keskin gelebilecek “evet” ve “hayır”lara sahiptir, hayatını kendi sınırlarıyla şekillendiren biri. Herkesin girdiği kabın şeklini aldığı bu çağda onun kendi kabını oluşturabilme becerisi, benim de kendi sınırlarımı erken yaşta keşfetmemi sağladı.
- Onunla her şeyi konuşabilmek: Bence iyi bir anne çocuğunu hiçbir zaman yargılamayarak bir güven alanı oluşturur ve onunla her şeyin konuşulabileceğini hissettirir. Öğrencilik yıllarımda birçok arkadaşım kendi anneleriyle konuşamadıkları konuları benim anneme sorardı. Sadece benim için değil, ihtiyaç duyan tüm tecrübesiz gençler için güvenli bir limandı.
- Kendi tecrübelerimi edinmeme açtığı alan: Anneme “ben bunu yapacağım ve böyle yapacağım” dediğimde “öyle yapma yavrum” dediği sadece bir olay hatırlıyorum. Kendimi tehlikeye sokmayacağımdan eminse “yapma” demez, “şöyle de yapabilirsin” der. Önceleri illa “yapıcam, kendim görücem” diyen ben, zamanla söz dinlemeyi öğrendim.
- Arkadaş da olmak isteyeceğim biri olması: Birlikte sinemaya gitmek, okuduğun kitapları paylaşmak, “anne-kız günleri”ni iple çekmek, yalnız olmak için vakit yaratmaya çalışmak çok güzel. Bunun her anne-kız için geçerli olmadığını ortaokuldayken falan fark ettim.
- Arkadaşlık-annelik dengesi: Bir üst maddede arkadaş olabildiğimizi, birlikte zaman geçirmeyi çok sevdiğimizi yazdım. Bunu yaparken o arkadaş-anne dengesini doğru kurabilmek de annemin bir marifetiydi.
- İncelikli ve düşünceli hediye verme sanatını öğretmesi: Lisedeyken AFS’yle Amerika’ya gittiğimde sanki Türkiye’deki hayatımızda çok önemli gelişmeler oluyor ve ben hepsini kaçırıyorum gibi hissediyordum. Döndüğüm gün annem bana orada olduğum 11 ay boyunca tuttuğu günlükleri hediye etti. Her gün neler olduğunu yazmış benim için, aslında hiçbir şey kaçırmadığımı anlayayım diye. O emek, düşünce, incelik… Kendi kendime öğrenemeyeceğim bir şeydi.
Canım biricik anam benim, iyi ki doğmuşsun. Hayallerinden de güzel bir yeni yaş olsun.

Yorum bırakın