“Paşa Gönlüm Ne İsterse” Felsefesinin Motor Bulmuş Hâli

Bazı şeyler insana annesinden bulaşıyor gerçekten. Benim için bu durum birçok konuda geçerli; anneme benzeyerek doğmuşum, gün geçtikçe de daha çok benziyorum. Karavancılık merakı da buradan geliyor. Bu yazıyı okurken size karavan şarkılarımız eşlik etsin.

Karavanla seyahat etmek, bir karavan sahibi olmak annemin benim çocukluğumdan beri sık sık dile getirdiği en büyük hayali. Ne zaman güzel bir yerden geçsek, “Şimdi karavanımız olsaydı, şuraya çekerdik…” gibi cümlelerin arasında büyüdüm ben. Hâl böyle olunca etkilenmemek, merak etmemek kaçınılmaz oluyor.

Sevgilim Mert’le tanıştıktan sonra ona bu sevdamdan sık sık bahsettim ve zamanla onu da karavan hayali girdabının içine çektim. Son derece iş bitirici ve deneyimlere açık bir korkusuz olan Mert, yaklaşık üç ay süren hayaller dönemimizden sonra bir karavan tatiline gitmeyi teklif etti. Uygun bir araç, uygun bir tarih ve uygun bir rota bulduktan sonra Nisan 2022’de ilk kez karavana dönüştürülmüş bir Doblo olan Ronin’le Ayvalık’a doğru yola çıktık.

Döndükten sonra o tatili çok uzun süre unutamadık. Öyle hoşumuza gitti ki yollarda olmak, istediğimiz yerde uyumak, yorulduğumuz yerde durmak… Bir sonraki karavan tatilimizi planlamaya hemen birincisinin ardından başladık. Ama artık Ronin’i biliyorduk, artılarının eksilerinin farkındaydık. Dolayısıyla yeni bir macera arayışındaydık. Alternatif araçlar araştırmaya başladık. Uygun bütçe, zaman ve rotayı da yarattıktan sonra Kasım 2022’de bir motokaravanla ikinci maceramıza atıldık ve Kapadokya’ya gittik. Bu birbirinden farklı iki karavan deneyiminin ardından aklımda karavanlara dair çok sevdiğim birçok ve pek sevmediğim az bir şey birikti. Listelerimi yaparken Mert de kendi fikirleriyle katkı sağladı. Artılarımız ile eksilerimizi bir teraziye koyduğunuzda göreceksiniz ki bizce kesinlikle ev, onu park ettiğiniz yerdir.

Karavan Tatiliyle İlgili Çok Sevdiğimiz Şeyler

  • Her daim sağa çekme rahatlığın var: Güzel bir günbatımı mı var, çek sağa akşam yemeğini orada ye. Susadın mı, çek sağa arkadan alıver suyunu. Tuvaletin mi geldi, çek sağa tertemiz tuvaletin hemen arkada. Direksiyonda uykun mu geldi, çek sağa bir beş dakika yatağında kestir. Bundan güzel ne olabilir?
  • Camlar istediğin yere açılıyor: Karavan camından gördüğünüz manzaralara sahip bir ev ya da otel bulmak mümkün olmayabilirdi. İçini ısıtan bir manzara gördüğünde oracıkta park et, ya bir çay iç ya da gece orada uyu.
  • Gerçekten konforlu: İlk kiraladığımız Ronin’de biraz daha zorlanmıştık ama motokaravanımızda sıcak sudan televizyona her şey vardı. Televizyon elzem değil, hayattan uzaklaşmak iyi geliyor insana ama sıcak su gerçekten çok mutluluk verici.
  • Yol, zaman kaybı gibi gelmiyor: Karavanda yol başlı başına bir maceraya dönüşüyor. Durup geceyi “şurada” geçirmek gibi sürprizlere çok açık bir süreç olduğu için de yol uzayabiliyor ama yine de bu, insana zaman kaybı gibi gelmiyor.
  • Her şey elinin altında: Mutfakta sebzeleri yıkarken sağa dönüp yatağı toplayabiliyorsun mesela. Yerinden hiç kıpırdamadan bütün alanlara erişmek mümkün. Küçük alanda yaşam bu anlamda hayatı çok hızlandırıyor gerçekten.
  • Saatlere tabi değilsin: Giriş-çıkış saati, kahvaltı kaçta başlıyor kaçta bitiyor gibi dertleri unutuyorsunuz. Normalde bir otele gitmek istediğinizde öğleden sonra giriş yapıyor, sabahtan çıkış yapıyorsunuz ve otelin size verdiği saatlere tabisiniz. Karavanla ilgili en sevdiğimiz şeylerden biri bu, “paşa gönlüm ne isterse” felsefesinin motor bulmuş hâli.
  • Az eşyalı olmaya mecbursun: Ben her zaman neredeyse hiç eşyalı bembeyaz evlere iç çekerek bakıyorum, beğeniyorum evet ama kendim bir türlü yapamıyorum. Çünkü ben ıvır zıvıra bayılıyorum. Salonumuzda bir sürü battaniyemiz, iki tane şekerliğimiz (içlerinde şeker bile yok), kandillerimiz, tütsülerimiz, bitkilerimiz, bir sürü kıyafetim… var. Mert sağ olsun bana dolaptaki yerini vere vere dört beş rafa razı oldu ama karavan Mert gibi değil, çok eşyaya göz yummuyor. Seni bir lokma bir hırkaya mecbur bırakıyor. Bazılarımız da bunu mecbur kala kala öğrenecek. (Benim gibi.)
  • Kullanması göründüğünden rahat: Bu maddeyi Mert ekledi çünkü ben aslında hiç karavan kullanmadım. İlk kiraladığımız karavan düz vitesti ve ben düz vites kullanamıyorum. İkinci kiraladığımız karavanda ise sürücü sayılmak için yaşım tutmuyordu. Yani tüm tatillerde tam zamanlı şoför olan Mert’in deneyimine göre araçları kullanmak rahat. “Günümüz teknolojisi sayesinde karavan kullanmanın zor olması mümkün değil. Çünkü geri görüş kamerasından yol bilgisayarına, konforlu sürüşe her şey var,” dedi. (Motokaravanın Ronin’den daha rahat ve daha kolay kontrol edilebilir olduğunu düşünüyor. Ronin’in dezavantajı geniş, motokaravanınki uzun olması.)
  • Şoför değilsen evdeymiş gibi her istediğini yapabilirsin: Mesela uyumak. Ben dediğim gibi hiçbir zaman aracı kullanan olmadığım için ne yaptığım konusunda özgürdüm. Çoğu zaman ön koltukta oturup birbirimize eşlik etmekten yana olsam da kendimi dönüş yolunda çok hasta hissettiğim bir gün, yol boyunca arkada uyumuştum. Ben pofuduk yatağımda yorganımla uyurken karavan yola devam edebildi ve umduğumuz saatte eve vardık.
  • Kötü hava, tatilini etkilemiyor: Çok yağmur yağması ya da havanın çok soğuk olması seni otel odana kapatamaz. Çünkü karavanla her havanın başka bir güzelliği var. (Şu ana kadar hiç karda yolda kalmadık, bu maddeyi onu bilmediğimizden mi olumlulara yazdık acaba?)
  • Ayrıca ben sıkışık ve küçük yerleri çok severim: Evvel ezel sıkışık ve küçük yerleri çok severim. Kedileri çok iyi anlıyorum, ben de sığabilsem küçük bir kolinin içinde oturmak isterdim.

Karavan Tatiliyle İlgili Pek Sevmediğimiz Şeyler

  • Pahalı: Gerçekten çok pahalı. Kiralaması pahalı, her bir parçası çok pahalı ve sigorta karşılamıyor, çok yakıt tüketiyor… Yani pahalı da pahalı. Tüm bunlara rağmen yaptığımız hesaplamalara göre kiralamak daha uyguna geliyor. Tabii evi barkı bırakıp karavanda tam zamanlı yaşamaya karar vermezsek. (Neden olmasın?)
  • Araç bulmak zor: Kiralamakla ilgili kötü taraflardan biri işte bu. İstediğiniz zamanda istediğiniz aracı bulmak zor çünkü talep çok, yeteri kadar araç yok. Şimdilerde daha kurumsal firmaların bu işe girerek filolarını genişletmesiyle biraz daha kolaylaştı elbette ama onlarda da pek farklı araç tiplerine biz rastlamadık.
  • Kaynaklar sınırlı: Karavandaki temiz su, gri su tankı, tuvalet kaseti, akü gibi elinizin hep üzerinde olması gereken aksi takdirde yollarda sizi zora sokabilecek bölümler var. Bu maddeyi eklemek istediğinde Mert eminim daha çok tuvalet kasetini düşünüyordu. Bazı şeyleri gerçekten idareli kullanmak şart.

Yorumlar

““Paşa Gönlüm Ne İsterse” Felsefesinin Motor Bulmuş Hâli” için bir cevap

  1. Esra Nil Erkmen Avatar
    Esra Nil Erkmen

    Meltemcim o kadar net anlatmışsın ki valla benim de karavan yapasım geldi, keşkem becerebilsem; büyük bir özgürlük ve dinginlik

    Liked by 1 kişi

Esra Nil Erkmen için bir cevap yazın Cevabı iptal et